Çocuklu Hayat Bahaneleri

Çocuklu hayata adapte olamamış ebeveynler, normal hayatınıza devam edebilmek ister misiniz? Bahanelerden kurtulmaya hazır olun…

Zamansızlık:  “Yapamam, yetişemiyorum, zaman yok” demeye öyle bir alıştık ki… Bunu “planlayıp yapabilirim”e çevirip kendinize gerçekten yapılabilir hedefler koyarak, işlerinizi hallettikçe rahatlamanın tadını çıkarmaya ne dersiniz? Gerçekten istediğiniz her şey için mutlaka zaman yaratılır.

Değersizlik:  “Kimse bana yardımcı olmuyor, bir rahat banyo bile yapamıyorum.” İnsanların ihtiyaçlarınızı bilmesi için bunu onlardan istemeniz gerekir. Tahmin etmesi gerekirdi, düşünmesi lazımdı, gibi fazla ince beklentilere girmeden ihtiyacınızı siz talep edin. Yalnız halledemediğiniz şeyler için eşinizden, ailenizden ya da arkadaşınızdan yardım istemek gurur yapılacak bir konu değil. Arada şımarma hakkınızı kullanın.

Yetersizlik:  Destek almaya alışmış annelerin baş sorunudur bu sendrom. Başkası olmadan bir şey yapamadığınız için kendinizi hep yetersiz hissedersiniz. Kendi kendinize yapabileceğinizi görmenin en iyi yolu denemektir. Korkmayın, deneyip yapabildiğinizi gördükçe kendinize olan güveniniz geri gelecek. Unutmayın çocuk ailesindeki tedirginliği hisseder. Annelik içgüdülerinize güvenin, bir de bakmışsınız başkalarına tavsiye veriyorsunuz. Eee her şey deneye deneye…

Bakımsızlık:  Kendinizi salmayın, toplayamazsınız. Zararın neresinden dönerseniz kar, yarın değil hemen kalkın yerinizden ve kendinize çeki düzen verin. İyi görünün ki, iyi hissedin. İpin ucu kaçmadı, hala umut var! Bakımlı anne =Mutlu anne =Mutlu çocuk öyle değil mi?

İlgisizlik:  Evliliğinizdeki önceliğiniz çocuktan sonra değişmiş olabilir. Bunun çoğu ailede bu şekilde olduğunu, bir alışma sürecinde olduğunuzu unutmayın. Ama bu süreyi de uzatmayın, hep karşıdan beklemeden, siz de beklediklerinizi uygulayın. Sadece çocuktan bahsetmeyin onun dışında da bir hayatınız var…

Asosyallik:  Bir dönem çocuktan başka hiçbir şey konuşamadığınızı hissedip kendinizi diğer ortamlardan soyutlayabilir, sosyal hayattan elinizi ayağınızı çekebilir, çocuğunuzu evde bırakmak istemeyebilirsiniz. Şimdi öncelikle siz bir bireysiniz, kendi ihtiyaçlarınızı karşılamazsanız çocuğunuzunkileri karşılamaya gücünüzün olmaz. Konuşmak gülmek paylaşmak sizi kendinize getirecek ve şarj olmuş bir şekilde çocuğunuza koşacaksınız. Vicdan azabı çekmeyin sakın. Hem ileride o da arkadaşlarıyla gezmeye gitmeyecek mi? 🙂

Sinirlilik:  Her şeyden şikayet edip etrafa bağırdığınızda siz daha çok yıpranacaksınız. Sonra kendinize acıyıp daha fazla üzüleceksiniz. Muhtemelen sonra da davranışınızdan dolayı pişman olacak, hatta çocuğa sinirlendiyseniz vicdan azabı çekeceksiniz. Hemen sakinleşin, başaramıyorsanız uzaklaşın. Açık havada derin derin nefes alın, sevdiğiniz bir şey yapın. İçinde bulunduğunuz ana kısa bir mola verin…

Uykusuzluk:  Çocuğu okula başlayana kadar düzgün bir uyku hayatı olmayan insanlar var, onlar hala hayatta! Siz de yaşayacaksınız, merak etmeyin 🙂 Çocuğun uyku disiplini sağlanamamış olabilir, bu çocuktan çocuğa değişen bir konu kendinizi diğer ebeveynlerle kıyaslayıp çocuğa sinirlenmeyin. Düzeltmek için yapabileceğiniz her yolu denemekte fayda var. Ailenizden bir gece rahat uyumak için arada yardım isteyebilirsiniz. Yeni yatak,  yeni oda alternatifleri deneyebilir, hatta sizi rahatlatacaksa biraz da ağlayabilirsiniz. Düzeltmek için elinizden geleni yapın, ama unutmayın bu günler geçecek, ve size “anne 5 dakka daha lütfeeen” dediğinde uykusuz günlerinizi çoktan unutmuş olacaksınız…

Üşengeçlik:  Çocukla zor olsa da hiçbir şey yapmaya üşenmeyin. Unutmayın sizin sarf ettiğiniz her emek dönüp dolaşıp o çocukta bir iz bırakacaktır. Değişik ortamlar çocuğunuzun her şeye daha kolay alışmasını sağlar, merak duygularını tatmin eder, evden çok daha kolay oyalanır, en güzeli de dışarıda hemen uykusu gelir. Emekleriniz karşılıksız kalmayacak, o yüzden üşenmeyin.

Hadi bakalım, hayatınızın iplerini yeniden elinize alma zamanı geldi…

Yorum Ekle