5 adımda zihinsel detoks yapın!

Vücudumuzun ihtiyacı olduğu kadar beynimizin de arınmaya ihtiyacı var. Gün içerisinde zihninizden tahmin edemeyeceğiniz kadar çok düşünce geçiyor. Kimi geçip gidiyor, kimiyse günlerce aklınıza takılıyor ve sizi sürekli huzursuz ediyor. En önemlisinden en önemsizine binlerce düşünce arasında kaybolmamanız için zihinsel detoks şart!

Özellikle çalışan insanların beyni aynı anda birden çok şey düşünmeye ve organize edip halletmeye fazlasıyla hazır. Bu yoğunluk, aşırı trafik oluşturarak zihnimizde rahatsızlık yaratmaya başlıyor. Beyin reflüsü olmadan detoksa başlayın.

Nasıl mı? Şimdi elinize mavi büyük bir hayali çöp poşeti alın. Başlıyoruz zihnimizde dolaşmaya…

  • Bazen ufacık şeylere fazlaca anlam yüklüyoruz. Pişman oluyoruz, “demeseydim, yapmasaydım, neden böyle oldu…” Bunlar olmuş bitmiş ve aslında ne sizin ne de başkaları için önemli olmayan konular. Neden beyninizi bu ufacık ve çoktan geride kalmış anlarla meşgul edesiniz ki? Haydi bakalım bunları atıyoruz çöp torbasına….
  • Suçlamalar bitmez. İnsan kendini aklamak, haklı bulmak için beyni ona bin bir türlü oyun oynar. Zaten o da öyle yaptı, bunu hak etmişti, iki dakika önce gelseydi, bu onun suçu… Hep olaylar, kişiler bizim dışımızdaki herkese hatta nesne ve durumlara suç yükleriz. Ve kurtulduğumuzu zannederiz. Aslında beyin onu unutmaz. Kendi beyninize istediğinizi söyleyin doğru bildiğinden şaşıramazsınız. O suçlamalardan vazgeçin, hayatta her şey olabilir ve bu birinin ya da bir şeyin suçu olmak zorunda değil. Atın bu gereksiz suçlamaları çöp poşetine…
  • Geçmişte takılı kalmanıza neden olan can sıkıcı olaylar ve kişiler… Kimin yarası yok ki? Bazıları geçmişteki deneyimleriyle hayatına devam etmeyi seçiyor. Bazıları ise onları kendisine kalkan olarak kullanıyor. Bunun için de sürekli beyninin aktif alanında kendine hatırlatıyor. “Ona güvenme. Canını yakar. Parana sahip çık. İşinden olma…” Vıdı vıdı vıdı… Bu kötü deneyimlerin hepsini yaşamış olabilirsiniz ama sürekli tetikte olmak size konforlu bir hayat sağlamaz. Kendinizi tedirgin edecek şekilde yaşamayın. Korkularınızı kalkan değil sağlam geri bildirimler olarak kabul edin ve vıdı vıdı kısmını atın çöp torbasına gitsin. Hayatınız boyunca sürekli sizi uyaran bir kafayla yaşayamazsınız.
  • Olumsuz düşünceler bulaşıcı hastalık gibidir. Bünyeniz zayıfsa negatif bir olay, ortam ya da insandan kapıvermeniz an meselesidir. Bunun için olumlu bünyenizi güçlendirip negatif düşünceleri zihninizden kibarca uzaklaştırmanız gerekir. Bir şeyi ne kadar fazla düşünürseniz o kadar fazla zihninizde yer kaplar. Olumlu olun derken bütün gün sırıtın demiyorum. Kabullenin, pozitif yanları da olabileceğini görün ve derin bir nefes alıp hayatınıza devam edin. Toplayın bakalım şimdi zihninizde kaçak dolaşan negatif düşünceleri… Hop onlar da torbaya…
  • Görsel uyarıcılar sizi dinlendirmez. Kafamı boşaltmak için tv seyrediyorum tamamen bir bahanedir. TV izleyerek ya da telefonunuzda sosyal medyaya dalarak kafa boşaltmazsınız. Düşüncelerinizi durdurursunuz, onlar arka planda konuşmaya sizi rahatsız etmeye devam eder. Üstüne üstlük izlediklerinizden ya da telefonunuza baktıklarınızdan da kaptığınız görsel ve yazışmalar zihninizde dönüp duran toz bulutuna ilave olur ve “dinlenicem, unutucam” derken daha büyük bir kaos başlar zihinde… Tv kumadası ve cep telefonunu atamasanız da, sürekli bakma, izleme isteğini zihninizde çöp poşetine gönderin gitsin.

Şimdi rahatladık. Topladık etrafı. Artık parti sonrası dağılmış ama nihayet boşalmış bir evdeyiz.

Gözlerinizi kapatıp sakinleşmek, sakinleştirici bir müzik dinleyip gelen her düşünceyi bir süre zihninizin salonundan içeri kabul etmemek, ve tamamen rahatladığınız bu anların sonunda aktif yoğun hayatınıza birden geçmemek, yapacağınız en doğru zihin detoksu olur. Kitap okumak, zihin detoksundan  sonra yapabileceğiniz harika bir koruma programı olacaktır…

 

Yorum Ekle