Ofiste Klima Savaşları

Havaların sıcaklığı ile dereceleri düşen klimalar ortak ofisler için büyük dert! Farklı vücut ısısına sahip çalışanların bir kısmı çabuk terlerken bir kısmı en ufak esintide hasta olabiliyor. Bu farklı hassasiyet dereceleri birlikte çalışanlar için klimanın kullanımı konusunda büyük sorunlar oluşturuyor.

Küçük ofislerde duvar tipi standart klimaların karşısındaki masalarda çalışmak herkesin harcı değil J Büyük ofislerdeki merkezi tavandan üflemeli havalandırma tipi klimalar daha sağlıklı olmakla birlikte o havalandırmada hangi havanın dolaştığı ve nasıl bir mikrop barındırdığı ise ayrı bir konu. Ayrıca bu havalandırma deliklerinin de vurduğu nokta ve klimanın şiddeti çalışanların orta noktayı bulmakta zorlandığı konulardan.

“Şunu biraz kısabilir misiniz?”

“Biraz kapatabilir miyiz?”

Size bakan kızgın suratlar üzerinizdeki montu anlamlandırmaya çalışıyor muhtemelen! Siz de haklısınız onlar da…

Yapısı gereği aşırı terleyen, yaz kış tişörtle gezen insanlarla çalışıyorsanız onları da anlayın ve hak verin. Siz nasıl aşırı soğuk ortamda çalışamıyorsanız onlar da aşırı sıcak ortamda çalışamıyorlar. Bir orta yol bulunmalı!

Klima savaşlarıyla sürekli açılıp kapanan klimaların sıcaklık ve soğukluk dışında başka sorunları da var.

Havalandırma sistemlerinin ısı değişimi insanları hasta edebiliyor. Ortamın derecesini hızlı düşürmek için açılan fanlar pek çok insana dokunabiliyor. Aynı zamanda mikrop kaynağı da olan klimalar zartürreye kadar ilerleyen hastalıklara sebep olabiliyor.

Aksırık, öksürük ile kolayca yayılan üst solunum yolu rahatsızlıkları özellikle boğaza yerleştiğinde uzun süre sizinle birlikte kalıyor. Sıcak havaları pis bir boğaz ağrısı ile geçirmek zorunda kalabiliyorsunuz. Bunu üşüyen ve üşümeyen her insan yaşayabiliyor, çünkü tamamen mikrobun yayılması ile ilgili bir konu.

Yazın görülen grip, nezle gibi hastalıkların en büyük sebebi normal havada terleyen vücudun girdiği ortamda aşırı soğuk hava ile karşılaşması. Bu servislerde de yaşanan bir sorun. Sıcakken binip üzerinize açtığınız klima, servisten inerken kısık bir sese sahip olmanıza neden olabiliyor. En çok da uçak seyahatlerinde. Koşarak ter içinde yetiştiğiniz uçağın içinde donma tehlikesi geçirenler burada mı? O nasıl bir soğuk!

Hareketsiz çalışma ortamı olan ofislerde sürekli vuran klimayı fark etmeden hareketsizce çalışanların sahip olduğu başka bir sıkıntı da tutulmak! Hareketsiz kas sürekli yediği soğukla birlikte sizi zorlamaya başlıyor ve nur topu gibi bir ağrıya sahip oluyorsunuz. Tanıdık geldi mi? Bunun için de yanınızda terleyen arkadaşınızı suçlayamazsınız.

Klimalı ortamda mutlaka hareket edin. Sık sık yerinizden kalkın. Ve yanınızda mutlaka bir şal/ ceket bulundurun.

Çok üşüyenler için bir diğer öneri arada dışarı çıkıp güneşe kavuşmanız. Biraza hava alın, kendinizi ısıtın ve klimasız çalışmak zorunda olanları görüp halinize şükredin.

 

Yorum Ekle