Çocuklarınızın sorumluluk almasını nasıl sağlarsınız?

Sorumluluk sahibi çocuklar yetiştirmek her ebeveynin hayali. Ama hem kontrol bende olsun, hem çocuğun her istediği olsun derken sorumluluk kısmı hep eksik, hep havada kalıyor.

Çocuklarımızı her tür probleme karşı korumaya çalışıyoruz, onlar için bir takım önlemler alıyoruz. Peki bunları yaparken onların yerine de hareket ettiğimizi, karar aldığımızı fark ediyor muyuz?

Özellikle yeni nesil anne babalarda internet çağıyla birlikte aşırı müdahaleci, koruyucu ve mükemmel planlayıcı ebeveynlik çok arttı. Çocuğun her adımı, tüm ihtimallerle birlikte şimdisi, yakın ve uzak geleceği detaylı bir şekilde planlanıyor.

Hem çocuğun yerine her şeyi düşünüyor ve beynimizde hazır olan direktiflerle onu bombardımana tutuyoruz, hem de sorumluluklarını kendi bilip hatırlamadığı için onları suçluyoruz.

Kendilerinin akıl etmeleri için onlara fırsat sunmuyoruz. Aceleciyiz, sabırsızız…

Hadi kelimesini günde kaç defa kullanıyorsunuz?

Çocuğunuz artık bir süre sonra bu komutlara duyarsız hale geliyor.

Örneğin yatmadan önce yapılması gerekenleri onun yerine siz sıralıyorsunuz. Çantanı hazırla, tuvalete gir, dişini fırçala, pijamalarını giy, kitabını oku… Sizin için hepsi tik atılacak işler olduğu ve ne kadar hızlı olursa sizin kendi yaşantınıza dönmeniz de o kadar çabuk olacağı için çocuğun kendi ihtiyaç duyup akıl etmesini ve harekete geçmesini beklemeden onu sürekli uyarıyorsunuz. Sonra da kendi yarattığınız bu uyarılar zincirinden kendiniz yoruluyor ve şikayet ediyorsunuz.

Peki nasıl değişebilirsiniz? Evet değişecek olan sizsiniz. Siz düzelince çocuğunuz da düzelecek.

Öncelikle çocuğunuzun kendi yapması gereken işler konusunda bilgisi olduğuna ve materyallere erişebildiği konusundan emin olun. Okuldan geldiğinde ne yapması gerektiğini biliyor mu? Bir okul dönüşü veya uyku öncesi rutininiz var mı? Örneğin okuldan gelir gelmez ellerini yıkaması ve üzerini değiştirmesi gerektiğini biliyor mu? Materyale erişim konusunda burada ev kıyafetlerini nereden nasıl seçeceğini biliyor mu? Yoksa bugüne kadar hep kendi hazırladığınız kıyafetleri ona siz mi giydirdiniz?

Okuldan gelince acıkan karnını mutfakta nasıl ne ile doyurabileceğini biliyor mu? Abur cubur yemesini istemiyorsanız evde onun ulaşabileceği yerde sağlıklı atıştırmalık bulunduruyor musunuz? Ödevlerini kendisinin yapabileceği kendine ait sessiz ve düzenli bir çalışma ortamı var mı? çantasından ödevlerini çıkarıp, kendisi yaptıktan sonra kendi yerleştirebiliyor mu? Yoksa siz kontrol edeceğiniz için çantasını da siz mi topluyorsunuz? Ödev çanta kontrolü yapmanızda bir sakınca yok. Ama eksik veya yanlışı, okula giden eksik defter kitabı da sorumluluğunu kendi almak zorunda. Kendisinin akıl etmediği bir şeyi onun yerine yaparsanız onun bunu kendiliğinden akıl etmesini bekleyemezsiniz. Bir kere sorun yaşamasına izin verin. Çocuklar sorunlarla karşılaştıkça kendi çözüm yollarını üretip bunu alışkanlık haline çevirebilirler. Bu tamamen ilgisiz kalmak takip etmek demek değildir. Bilginiz dahilinde kontrollü serbestlik sağlamazsanız çocuğunuzun sorumluluk duygusu gelişmez.

Çocuğu sürekli düzeltmeyin. Bırakın hata yapsın, yanlış yapsın. Yatağını tam düzgün toplayamazsa gidip düzeltmeyin. Yazdığı yazıyı çirkin bulup silmeyin. Giysilerini yamuk katladıysa bozup tekrar siz yapmayın. Onun kendi kendine yaptığı, yapmaya çabaladığı şeyler o kadar değerli ki.. Onu ancak yaptığını takdir ederek bir daha ki sefere daha iyi yapmasını sağlarsınız.

Yine düştüğü zaman kaldırmak, bir arkadaşıyla problem yaşadığında gidip konuşmak, öğretmenine söylemesi gereken şeyi sizin söylemeniz gibi onun özel hayatına, ilişkilerine, hareket kabiliyetine ve savunma mekanizmasına müdahale demektir ve çocuk bu yönde çok fazla müdahale görürse gelişemez.

Başarısızlıkla karşılaşmasına izin verin. Yaşadığı problemde hemen karşı tarafı suçlamak çocuğu sevmek demek değildir. Aynı düştüğünde gidip sehpayı dövmeniz gibi hayatında karşısında çıkan problemlerde engelleri suçlayarak çocuğun gelişimine faydalı olamazsınız. Kendi hatalarından deneyimler çıkaracak ve bir daha ki sefere daha iyi yapmayı kendi öğrenecektir.

Belki farkında değilsiniz ya da ay ne tatlı bak neler söylüyor deyip geliştiriyorsunuz ancak çocuğunuzun da kendi fikri var. Konuşmaya başladığı andan itibaren her çocuk kendi fikrini ifade eder. Çoğu kez yetişkinler bunu algılayamaz bile ama çocuğunuz siz olmadan da ayakta durmak üzere genetik olarak kendi kendine bir gelişim gösteriyor. Beyni de buna dahil. Çocuğunuzun kendi kişiliği, zevkleri, korkuları, hırsları, sevgisi ve öfkesi var. Bunu anlamak, dinlemek ve bunu çocuğa ifade edebilmek sen varsın seni görüyorum ve sen değerli bir bireysin demektir.

Çözümü bekleyen durumlar için çocuğunuza direktif vermek yerine onun ne düşündüğünü sorup kendi fikir üretmesini, kendi çözümünü kendi bulmasını sağlayabilirsiniz.

Bir olay karşısında nasıl hissettiği, neden o şekilde davrandığı ve ne yapmak istediğine çocuğun kendisinden başka kimse cevap veremez. Bazen sizin inat ya da yanlış davranış olarak gördüğünüz şeyin arkasında başka bir sebep veya çocuğun kişilik yapısı olabilir.

Çocuğa az komut vermek, uyarı sağırı yapmamak çok önemli. Çocuğun gözü televizyondayken veya elinde tablet telefon varken sizi dinlemez. Dinler gibi yapar. Çocuğunuzun sizi dinlemesi için bir süre onun oyalandığı şeyin alanına girin. Birlikte oyun oynayın, onun açtığı bir sohbete devam edin. Göz göze iletişimdeyken ona asıl söylemek istediğinizi söyleyebilirsiniz. Bu onun aklında kalacaktır. Yapacağı şeyleri arka arkaya sıralamayın. Kendisi bulsun ve mutlaka kendisin yapsın.

Çocuklar tembelliğe çok elverişlidir. Fark ederlerse sizi kolay kullanırlar. Konfor alanlarında kalmak bizim kadar onlar için de cazip. Başkası işlerini yapıyorken neden yorulsunlar ki? Çocuğunuz zorlandığı zaman ya da bir şeyi yapamadığı zaman bırakın ve bekleyin. O sizden yardım istemeden gidip ona yardım ederseniz sorunlarla kendi başa çıkmayı ve gerektiğinde kendisinin yardım talep etmesi gerektiğini asla öğrenemez.

 

 

Yorum Ekle