Evde Hangi Hayvan Beslenmeli?

Öncelikle gerçekten emin misiniz? Birçok insan sevimliliklerine heves edip onlara arkadaşlık yapması için ya da çocukları çok istiyor diye kıyamadıklarından evlerine bir hayvan almaya karar veriyorlar. Ancak o küçük tatlı yavrular büyüdükçe, dertleri ve sorumlulukları arttıkça daha fazla bakamayacaklarına karar verip onları sokağa atıyor ya da kötü şartlardaki barınaklara gözünü kapatıp bırakabiliyor.

O yüzen her şeyden önce çok iyi karar verip asla bırakmayacaksanız almanız gerekiyor.

Evinize alacağınız hayvanın bakım özelliklerini bilmeden almak, sevimliliğe kapılıp ani kararlar vermek doğru olmayabilir. Bir eşya gibi unutulmaması için bu canların özelliklerini iyi bilip buna göre yaşam şartlarını uygun şekilde oluşturabilecekseniz tercih etmenizde fayda var.

Almaya kesinlikle karar verdiyseniz de de dükkanlardan almayın. O kadar dar kafeslerde kötü koşullarda satın alınmayı bekliyorlar ki… Talep oldukça da bu şartlarda beklemeye mahkum kalacaklar.

Barınaklarda bir sürü tüm bakımları yapılmış, sahiplenmeye ve sevilmeye aç bir sürü can var. Cins mi istiyorsunuz mutlaka? O da var… Binlerce liraya alınıp bakamıyorum denilerek barınaklara bırakılmış bir sürü sahipsiz özel cins hayvan var. Bir hayvan edinmeye karar verdiyseniz öncelikle buraları ziyaret edin. Tabii size güzel kuyruklarını sallamaları için koca bir paket kuru mamayla!

Peki, evde hangi hayvanlar beslenir?

  • Balık:

Genelde ilk hayvan besleme denemesidir. Nerdeyse her evde bir balık deneyimi yaşanmıştır. Beta ve Japon balıkları en dayanıklı türler. Ancak balık uzun soluklu bir hayvan olmayabilir sizin için. Akvaryumunu sevmeyebilir. Sizin anlayamayacağınız bir hastalığı olabilir. Çoğu kısa ömürlü olmakla birlikte aradan “Rambolar” çıkıp uzun yıllar her koşulda yaşamlarını bıyıkları çıkana kadar sürdürmüş Japoncuklar da vardır. Fanusta kısa sürede ölürler. Ciddi iseniz doğru düzgün bir motorlu akvaryum almalısınız. Onlara özel yem ve haftada 2-3 kere değişen sularıyla bakımı kolay ancak karşılıklı etkileşimi minimum hayvanlardır. Ama seyri bile güzeldir, dinlendirir.

  • Kaplumbağa:

Balıktan hallice, dokunabileceğiniz minnak bir hayvan türü. Ama şimdilik minnak. Büyüyüp hareketlenip siz anlamadan evin değişik yerlerinde karşınıza çıkabilir. Üstüne basmayın dikkat! Bunlar da günde 2 defa yem ve haftada 2 su değişimi ile rahat bakılacak bir hayvan türü olmakla beraber balıklara inat uzun yaşarlar. Büyümelerine bağlı akvaryumları değiştirilmelidir. Çok fazla etkileşime giremeyeceğinizi bilerek alın.

  • Hamster:

Biz onları genelde fare familyasından değil de hiç büyümeyen tavşan olarak görmeyi tercih ederiz. Dokunup sevebileceğiniz. Size tepki veren, kafeste yaşayan bir tüylü… Bakımı kolay. Kafesini temizleyip yemini suyunu veriyorsunuz, biraz da oynuyorsunuz… Ömürleri ise 2-3 yıldır. Gündüz sakin, gece hareketli oldukları için siz işteyken sıkılmazlar. Gece eve geldiğinizde oynayabilirsiniz. Yalnız küçük bir noktayı atlamamakta fayda var; ilgilenmezseniz ısırabilirler.

  • Kuş:

Muhabbet kuşları da balıktan sonra en çok tercih edilen ev hayvanlarından biridir. Kanarya, papağan gibi değişik türler de beslenebilir. Her bir türün bakımı ayrı olduğundan dikkat etmek ona göre kafes almak gerekir. Kafes temizliği yem ve suyu verdikten sonra bakımının zor olmadığı bir türdür. Kafesten çıkarıp size alışmasını oyunlar oynamayı siz öğretebilirsiniz. Çok konuşursanız sesinizi çok iyi taklit eder. Size alışırsa tüylerini kabartarak gıdınıza kadar girip kendini sevdirebilir. Çok fazla öterse kafesin üstünü örtebilirsiniz. Sıkılıp çırpınırsa tüyleri rahatsız edebilir.

  • Tavşan:

Minnikken çok sevimli olan bu hayvanların büyüdükçe ev içinde bakımının zorlaştığı bilinmelidir. Büyükçe bir kafeste marul havuç gibi sizin yediğiniz sebzelerle beslenebilir. Beslenmesi kolaydır, size çabuk alışır. Evinize neşe katar… Ancak çabuk büyür. Ve tuvaleti büyüdükçe epey kokmaya başlar. Kafesleri çok sık temizlenmeli ve arada çıkarıp evde koşup hareket etmesi sağlanmalıdır.

  • Kedi:

Giderek yaygınlaşan ve 1 tanesiyle yetinilmeyen hayvan türü. Genelde kedi alanlar 2-3 hatta 4 kediye kadar çıkar. Sevemeyenler besleyince sevmeye başlar. Çünkü her ne kadar nankör olarak bilinseler de aşırı sıcaklardır. Yavruyken size geldiyse istediğiniz gibi sevilmeye alışık yetiştirebilirsiniz. Ancak yetişmiş kedi aldıysanız dikkate edin fazla sevgiden hoşlanmayabilir.

Genelde 45 günlük, beslenmesini, kuma tuvaletini yapmasını annesinden öğrenmiş kedi sahiplenilir. 1-3 gün arasında kumunu değiştirmeniz ve kuru mama ile beslemeniz gerekir. Her gün tüylerini özel fırçasıyla tararsanız daha az tüy döker. Yavruyken ne güzel hiç tüyü dökülmüyor dediğiniz hayvan yaşlandıkça kalktığı yerde tüy yumağı bırakır. Buna hazır olun. Veteriner kontörlü, aşı, kısırlaştırma, tırnaklarının kesilmesi gibi bakım ihtiyaçları vardır. Maddi durumunuzun bunlara yetebileceğinden emin olun. Kedi dışarıya çıkma ihtiyacı hissetmediği için köpek kadar zor bir hayvan değildir. Ancak ilgi ve oyun ister. Onu evde uzun süre yalnız bırakırsanız küser ve etrafındaki eşyalara zarar verebilir. Cinslerine göre huyları da değişeceğinden sahiplenmeden önce iyice araştırmanızda fayda var.

  • Köpek:

Köpekler en sadık dostlarımızdan biri. Kimin bir köpek hayali olmamıştır ki? Ancak bu sevimli, içli hayvanın bakımı sandığınız kadar kolay değil. Yine yavruyken ki tatlılığına ufaklığına kanmayıp birkaç ay içinde evde oradan oraya koşturan tazıya hazır olmalısınız. Her gün mutlaka yeterince dışarıda dolaştırılmalıdır. Üşengeç iseniz sakın bu hayvana karşı sorumluluk almayın. Dışarıda tuvalet eğitimi verilmelidir. Siz yapamıyorsanız mutlaka bir eğitmenden destek alınmalıdır. Köpek eğitimi ciddi ve disiplinli bir iştir. Akışına bırakılacak bir hayvan değil. Bir süre sonra onun sizi yönettiğini ve evinizi giderek ele geçirdiğiniz görürseniz şaşırmayın. Yaramaz bir çocuk gibi kuralları sürekli zorlayacaklardır. İradeli olun. Her cins köpek evde bakılmaz. Bazı köpeklerin eve hapsedilmesi hem de bütün gün yalnız bırakılması onlar için tam bir eziyet. Küçük cins süs köpekleri daireler için, büyük köpekler bahçeli evler için tercih edilebilir. Yine almadan önce cinsin özelliklerini çok iyi araştırmalısınız. Mesela Beagle cinsi çok sevimli olmasına rağmen aşırı hareketli yapısı ile bahçeli evler için uygunken, Bulldog cinsi köpekler sakin yapısı ve kısa tüyleriyle ev yaşamına daha uygundur.

 

 

Yorum Ekle